Myspace Text Generator, Myspace GraphicsMyspace LayoutsMyspace LayoutsMyspace CodesMyspace LayoutsMyspace Codes
vuslatsevdasi ahsennur ozlem405 vuslatsevdasi

ISLAM - Blogcu


ISLAM
28/8/2008 - Bir Adet Okunmamış Mesajınız Var!
6/2/2008 - Çarşaf Giydiler Sonra da Yaktılar
28/8/2008 - Bir Adet Okunmamış Mesajınız Var!
Yazar: FATIMA
 




Bir Adet Okunmamış Mesajınız Var!
Lütfen Okuyunuz…

İnsan genellikle sahip olduğu herhangi bir nimet ya da özellikten yoksun kaldığı zaman bu nimet ve özelliğin kıymetini anlayıp kavrar. Sahip olduğu zamanlarda bunların şükrünü gereğince yerine getiremez, bunlardan yoksun olanları çoğu zaman düşünemez. Örneğin Ramazan ayı, Kur’an-ı Kerim ayetlerinin indirilmeye başlandığı ve belirlenen vakitler içinde oruç ibadeti ile mükellef kılındığımız bir aydır. Bu ayda insanların dini ve manevi duyguları kabarıp taşar. Yapılan ibadetler neticesinde kendileri için bir takım faydalara şahit olurlar. Yine bu ayda belki başka hiçbir ayda olmadığı kadar açlık ve susuzluk imtihanı ile fakirlerin haline şahit olunur. Oruç vesilesi ile kendini, helal olan bir takım nimetlerden uzak tutan insan hem sahip olduğu nimetlerin kıymetini anlar hem de bu nimetlerden yoksun olan insanların halini. Bu sebeple Ramazan ayını oruçla ve ibadetlerle geçirmek, nefsi doyumsuz olan insan için çok iyi bir fırsattır.
Sahip olduğumuz nimetleri ancak ihtiyaç sahipleri ile paylaştığımızda, bu nimetlerin hakkını vermiş oluruz. Aksi takdirde tüm nimet ve imkânlarımız ahirette ayağımıza dolanan ağırlıklar olacaktır. Şayet fakir ve ihtiyaç sahibi biri olsaydık insanların bize yardım eli uzatmalarını bekler yapılan en ufak bir iyilik karşısında sevinç ve mutluluk duyardır. İşte şimdi ihtiyaç sahiplerinden size bir mesaj var. Fakir sofralarına bir parça ekmek biraz peynir bir kâse çorba olmak elimizde. Yediğimiz ve sahip olduğumuz her nimette ihtiyaç sahiplerinin de hakkı olduğunu unutmayalım. Tutulan orucu, amacından saptırırcasına hiç eksiksiz donatılan sofralar ve arta kalan onca yemeğin hesabını vermek kolay olmasa gerek. İftar çadırlarında 4 TL maliyetle karınları doyurulan insanlarda, 10 kişinin yiyeceği yemeği 1 kişinin yediği kişi başı 40-50 TL lik sofralardaki insanlar gibi etten kemikten yaratılmış. Sadaka ve zekât yoluyla ihtiyaç sahibi insanları koruyup gözetmek üzerimize yazılmış bir farzdır. Bu yüzden bir an önce gerçekten ihtiyaç içinde olan insanları bulup onlara imkânlar doğrultusunda yardım eli uzatmamız gerekmektedir. Tanıdık tanımadık herkesi de bu konuda bilgilendirip, teşvik etmeliyiz. Zira bu, ihmal edilecek bir konu değildir. Bir düşünelim ihmal edilmeyi istermiydik acaba?
Kıyamet günü için adalet terazilerini kuracağız. Hiç kimseye zere kadar zulüm edilmeyecek. Hardal tanesi kadar bir şey olsa onu ortaya getiririz. Hesapçılar olarak biz yeteriz! 21 Enbiya Suresi Ayet 47
“Oğulcuğum, şu bir gerçek ki, yaptığın, bir hardal danesi ağırlığında olsa, bir kayanın bağrına veya göklere yahut yerin bağrına konsa, Allah onu yine de ortaya getirir. Çünkü Allah Latif’tir, lütfu sınırsızdır; Habîr’dir, herşeyten haberdardır. ” 31 Lokman Suresi Ayet 16
Onların mallarında dilenip-isteyen (ve iffetinden dolayı istemeyip de) yoksul olan için de bir hak vardır. 51 Zariyat Suresi Ayet 19.
Akrabaya hakkını ver yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma. 17 İsra Suresi Ayet 26.
İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağırılan insanlarsınız. Ama bir kısmınız cimrilik ediyor. Oysaki cimrilik eden kendi aleyhine cimrileşmiş olur. Allah Gani’dir; yoksul olan sizlersiniz. Eğer yüz çevirirseniz, Allah yerinize başka bir toplum getirir. Ve onlar, sizin benzerleriniz olmazlar. 47 Muhammed Suresi Ayet 38
Doğrusu şu ki, siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz. Yoksulun doyurulmasını teşvik etmiyorsunuz. Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz. Malı, devşirip depolatacak bir sevgiyle seviyorsunuz. 89 Fecr Suresi Ayet 17-20.
Kitabı sol taraftan verilene gelince o şöyle der: “Ah, ne olurdu, bana kitabım verilmeseydi! Hesabımın ne olduğunu hiç bilmemiş olsaydım. Ah, ne olurdu, iş bitmiş olsaydı! Hiçbir işime yaramadı malım. Sökülüp gitti benden saltanatım. Tutun onu, derhal bağlayın onu! Sonra cehenneme sallayın onu! Sonra, boyu yetmiş arşın olan bir zincirde yollayın onu! Çünkü o, yüce Allah’a inanmıyordu. Yoksulu doyurmaya özendirmiyordu. Bugün onun için burada bir sıcak dost yoktur. Yıkananların atık sularından başka yemek de yoktur. Ki o atık suyu sadece günahkârlar yer. ” 69 Hakka Suresi Ayet 25-37.




alinti
http://jerfizeyrek.blogcu.com/bir-adet-okunmamis-mesajiniz-var-lutfen-okuyunuz-1234_22831671.html

Yorumlar ( 10 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı
6/2/2008 - Çarşaf Giydiler Sonra da Yaktılar
Yazar: FATIMA

 

DSP İzmir İl Başkanlığı, düzenlediği kışkırtıcı ve rencide edici eylemlerde yüksek öğretim kurumlarında başörtüsü kullanılmasına serbestlik getirilmesine yönelik yasal düzenleme çalışmalarını protesto etti

 

 

 

 

Bu Bayanlar Kurtuluş Savaşında Mermi Taşıyan Anaları mı Karalıyor?

 

 

 

KIMSINIZ SIZ ???

 

 

 

Prof.Dr. M K çarşafın, Kurtuluş Savaşı’nda cepheye omzunda silah taşıyan Anadolu kadınını simgelediğini belirterek, “Çarşaf yakmak tam manasıyla bir soysuzluktur. Çarşaf yakmak ecdada, kurtuluş mücadelemize, o mücadelenin bayraktarlığını yapan iffetli annelerimize hakarettir. Soysuzlar, şehit kanlarının manevi yükü altında ezileceklerdir” diyerek tepkisini dile getirdi.

 

Prof.Dr. Melih Kavukçuoğlu 

 

 

 

 

 

 

Kimsiniz Siz?

Size  soruyoruz,  kimsiniz  siz ???
İslamı, müslümanları ve örtünenleri bir savcı, bir hakim edasıyla sorgulamaya yeltenenler, size söylüyoruz!

Erdemliliğin, faziletin ve efendiliğin amansız düşmanları!
Medyaya çöreklenen yılanlar! Söyleyin kimsiniz siz?

Evet, siz kimsiniz?
Siz bu mübarek toprağın insanına hiç benzemiyorsunuz?

Cevap verin, kimsiniz siz?
İşgal kuvvetlerinin düşük rütbeli sırıtkan, şımarık bir subayını çağrıştırıyorsunuz!

Söyleyin, İslama, müslümanlara, örtülülere düşmanlığınızın kökeninde ne yatıyor?

Namus, terbiye, bekaret, haya kavramlarına duyduğunuz bu kin ve nefretin sebebi nedir?

Söyleyin, bu mübarek Ülkede İslam'a karşı, Allah'a karşı  yürüttüğünüz bu pis savaşı kimler finans ediyor?

Edeple, terbiye ile, temiz aileyle, nikahla savaşma emrini nereden ve kimlerden aldınız?

Bu ülkenin minicik yavrularının pırıl pırıl beyinlerini, ter­temiz yüreklerini kirletme görevini kimden aldınız?

Bu ülkeyi, bu devleti bu şekilde içten içe çökertme görevini kimler adına yürütüyorsunuz?

Söyleyin, arkanızda kim var sizin?
Sizi kim öğütlüyor, sizi kim örgütlüyor?
Evet, cevap verin çabuk, kimsiniz siz?

Sizi bu mübarek ülkeye sızdıran güç odakları kimlerdir, kim­ler istiyor buraları böyle kirletmenizi?

Söyleyin kim var sizin arkanızda?
Hangi şer odaklarının temsilciliğini yapıyorsunuz?
Babanız kim, dedeniz kim?
Soyunuz, sopunuz nerelere dayanıyor?

Dün Anadolu'yu işgal eden iğrenç sürülere çok benziyorsunuz, söyleyin nesi oluyorsunuz onların?

İmansızlığın bir bakışta okunuverdiği yüzleriniz, son olarak denize döktüğümüz sürüleri hatırlatıyor!

Nerelerden gelmesiniz, nerelerden dönmesiniz?

Şamatanızla, gürültünüzle yaygaranızla çok göründüğünüze bakmayın!

Siz de biliyorsunuz ki bir avuçsunuz!

Bu topraklarda geçici olduğunuzu bildiğiniz için, servetiniz de dışarda, gözünüz de dışarda!

Siz de biliyorsunuz ki,  insanımızın  hepsi  sizi  bu  gerçek   yüzünüzle   tanıdığı  gün, bu  toprakların  üzerindeki  siyah  bulutlar  dağılacak, bu büyük coğrafyanın  kaderi  değişecek!

İşte sizi bu gerçek yüzünüzle tanımayı ve milletimize tanıtmayı, müslüman olmakla eş değer görüyoruz!

-Mehmed Göktaş-

 

 

 

Erdemliliğin, faziletin ve efendiliğin amansız düşmanları!

Medyaya çöreklenen yılanlar! Söyleyin kimsiniz siz?

 

 

Bu ülkeyi, bu devleti bu şekilde içten içe çökertme görevini kimler adına yürütüyorsunuz?

Söyleyin, arkanızda kim var sizin?

Sizi kim öğütlüyor, sizi kim örgütlüyor?

 

 

 

Sizi bu mübarek ülkeye sızdıran güç odakları kimlerdir, kim­ler istiyor buraları böyle kirletmenizi?

 

 

 

 

 



Babanız kim, dedeniz kim?

Soyunuz, sopunuz nerelere dayanıyor?

Dün Anadolu'yu işgal eden iğrenç sürülere çok benziyorsunuz, söyleyin nesi oluyorsunuz onların?

İmansızlığın bir bakışta okunuverdiği yüzleriniz, son olarak denize döktüğümüz sürüleri hatırlatıyor!

Nerelerden gelmesiniz, nerelerden dönmesiniz?

 

 

 

 Lanetullahi Alel kevmuzalimun

...ve zalimler için

 

 yaşasın cehenem...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar ( 36 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı
« geri:: ileri »

En Üste Dön




blog ekle blog toplist.